Powered by Blogger.
RSS

o bir andaç yazısı...

İzmir'i bu kadar çok sevmeme özlememe her bulduğum boşlukta kaçıp İzmir'e gelmeme neden olan kişi bu yazıyı yazarken seninle çıktığım bu yolculuk...


Kızlar kahvesinde yudumladığımız soda, deniz kenarında martıların huzurunda paylaştığımız balık ekmek, bostanlı yolunda bisiklete binmek, bir şey olduğundan değil de sırf geyik olsun diye saatlerce konuşmak, derste uyuklamak pahasına sabahlara kadar sen seviyorsun diye çay içmek, açılmamış kanepede iki büklüm sarılarak uyumak, tek kişilik battaniyeyi paylaşmak, tam ayrılacakken dönüp tekrar bi şeylerden bahsedip bir türlü ayrılamamak...

Unuttuğum anıları tekrardan hatırladığımda burnumun direği sızlarken, sesini duyduğumda gülümsediğim, fotoğrafına baktığımda hüzünlendiğim, aramızda kilometreler olmasına rağmen daima yanımda hissettiğim pek bi sweetheart Şeymam... 

Hep benimle ol, ol ki gülesin. Gül ki seninle bende güleyim, güleyim ki dişlerimi görebilesin :)...

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Sevmek öpmek ve özlemek

Yeğenlerimi benim için doğurmuşlar sanki...


Biriyle 101 de eş oluyoruz.
İkisiyle paten kayiyoruz.
Biriyle ahsap boyama kursuna gidiyorum.
Bebek olanları seve seve biteremiyorum. 
Altısıyla monopolly, tabu, cinayet soruşturması oynuyoruz.
Bazılarının özlemlerini paylaşıyorum. 
Halacim seni özledim demesiyle mutlu oluyorum.
Ellerine geçen üç beş kuruşla bana cips çikolata almalarını seviyorum.
Yeğen olmak bunu gerektirir küçüklükten öğretiyorum. 
Herbir yeğenimle olan ortak şarkılarımızı onlarla dinlemeye bayılıyorum. 
Sevinçlerinden mutlu, gülüşlerinden umutlu, başarılarından gururlu oluyorum.
Irkçılık, Hoşgörüsüzlük bilmeden  büyüsünler istiyorum. 
Yeğenlerimi seviyorum. 
Burada şöyle bir post olmalı diye düşündüm de yazıyorum.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Hey hey hey

Elektirik yoktu bugün. .. Hatta şuanda da yok.. Ne güzel dimi


Aylardır okunmak için bekleyen kitabıma başladım...
Netten kafamı kaldırdım....
Bloga telden yazı yazıyorum....

Bunlar hep özlenen şeyler...

Ahşap boyamaya ve ebruya merak saldım.  Hatta iyice öğrendim bu işleri. .. Çeyiz dizdim kendime bir sürü. Nişanlandığımdan yada evleneceğimden deil  atanamadığımdan. 

Sonra işsizliğimden ötürü izlediğim bir yığın  10 küsür sezonu olan diziler var işte bir de....

Kore hayallerim hala aynı....

Yeni bir Zazaca şarkı keşfettim. Çirvila anlamını Menemen diye öğrendik.  Doğru yanlış bilmiyorum. Çizo mizo nizona diyip deli gibi her duruma uyduruyorum... Servet kocakaya nin ..

Her gün yeğenlerimin kocaman olmus hallerine dertleniyorum... Hayır onlar büyüyor ama ben yaşlanıyorum... tam 10 gün önce 24 oldum... evet bu bi geç kalınmış doğum günü yazısı olabilir... 

Çocuk kitapları en sevdiğim şey halini aldı.  Ve bu şuan yeğenlerime de bulaşmış durumda. Ki bu güzel bir şey. Mutluluk verici..

4-9 yaş arasındaki yeğenlerime kitaplar hediye ettim. Ilk kütüphanelerini oluşturmak adına güzel bi çalışma oldu gibi... Şuan kitap almak için para biriktiriyorlar... gurur verici...


Öyle işte

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS